
20. yüzyılda gerçekleşen savaşların, çalkantıların, karmaşa ve çatışmaların, insanlar arasında oluşturulan kin ve düşmanlığın ideolojik bir temeli vardır. Bu ideoloji, din ahlakının özelliklerinden olan dayanışma, fedakarlık, yoksulların ve zayıfların korunması, tüm insanların eşit sayılması gibi erdemleri tamamen göz ardı etmiş, bunun yerine hayatın bir mücadele alanı olduğu; zayıf olanların, yoksul olanların, kendilerince "aşağı ırktan" olanların ezilmelerinin ve hatta yok edilmelerinin meşru olduğu; kıyasıya mücadele sonucunda "en uygun" olanların hayatta kalarak diğerlerinin yok olacağı, insanlığın böylece "ilerleyeceği" yalanını ortaya atmıştır. Bu ideolojinin temeli, Darwin'in evrim teorisidir.
Charles Darwin, evrim teorisi ile, temeli bencillik olan bu felsefeyi doğa bilimlerine uygulamaya çalıştı. Allah'ın doğada var ettiği dayanışma ve yardımlaşma örneklerini göz ardı ederek, sözde tüm canlıların acımasız bir yaşam mücadelesi sürdürdüklerini öne sürdü. Hatta hiçbir bilimsel delile dayanmadan, aynı acımasızlığın insan toplumları için de geçerli olduğunu iddia etti. Darwin'in evrim teorisi, toplumlara uygulandığında ortaya sosyal Darwinizm çıktı. www.sosyaldarwinizm.com
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder